| Tarihçe |
|
DÜZKÖY KÖYÜ Düzköy Köyü Ordu İli Ünye İlçesine bağlı bir köydür. Ordu iline 77 km (100 km hızla 46 dakika) Samsun iline 90 km (100 km hızla 54 dakika) Ünye ilçesine 9 km ( 13 dakika) mesafededir. Kuşculu köyü, Kuşdoğan köyü, Çakmak köyü, Yiğitler köyü, ile çevrili köyümüz, gerek bu köylerin merkezinde olması, ulaşımın kolaylığı ve jeopolitik yapısı itibarıyla çevre köylerden kendini bir adım öne çıkartmış, hep ilkleri yapan, yaşayan, yaşatan değer olarak da, gururlu ve onurludur. Düzköy Köyü daha iyi tanımak ve anlayabilmek için onu farklı kalemler de incelemek uygun olacaktır. KURULUŞ Kuruluşu Bilinmemekle beraber 1900 lü yıllarda kurulduğu sanılmaktadır. Geçmiş tarihlerde ermeni ve Rumların yaşadığı da rivayete göre söylenir.Köyümüz önce Kuşculu, Helki, Çakmak, Çavuşlu, Serdeşli, okculu mahallelerinin birleşmesiyle Kuşculu olarak kurulmuştur. Nüfus artışına istinaden mahallelerin ayrılmasına karar verilmiş, 1955 yılında adını DÜZKÖY olarak değiştirerek, Düzköy köyünü oluşturmuştur. COĞRAFİ YAPISI Çevresinde hayli yükseltisi olan yüksek ormanlarla ve fındık bahçeleriyle donatılmış engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Kuzeyde kuşdoğan, Güneyde yiğitler, Batısında kuşculu,doğusunda çakmak Köyleri ile çevrelenmiş olan Düzköy Köyü İlçeye 9 km dir.. Köy; Dolay Tepesi, Çavuşlu ve kuşculu tepeleri arasında ve sırtını yekler tepesine vererek vadinin üstünde kurulu kısmen düz sayılacak (Karadeniz arazi yapısına göz önüne alırsak) bir arazi üzerinde yer almaktadır. Güneyden kuzeye akan Düzköy deresi, Batıdan kuzeye akan kuşculu ve karabalçık deresi batıdan kuzey doğuya akan cevizdere ırmağı ve bu ırmağın oluşturduğu tarıma elverişli düz arazisi,adına şenlik yaptığımız cevizdere ırmağında bulunan kocakayası, yekler tepesinde bulunan horu ve mesire yeri, mezarlığın alt kısmında bulunan( düzlük alan) köy yeri gibi arazi yapısına sahiptir. NÜFUS Daimi yerleşik tahminen 230, yazları hareketli 600 ve diğer kentlerdekilerle (Nüfus Kaydı burada olduğu için) 1000 i geçmektedir. Şu an hane sayısı 100, ,1 Cami, 1 cami lojmanı, 1 adet kuran-i kerim kurs odası, 1 Köy Konağı,1 dernek bürosu, 1 şadırvan, 2 değirmen, 1 Adet köprüsü, 2 adet dolmuş durağı, 1 evliyası, 1 kanalizasyon hattı, 2 içme suyu hattı, 4 adet su deposu, bulunmaktadır. İKLİMİ Tipik bir karadeniz iklimi hakimdir. (Okyanusal iklim veya ılıman deniz iklimi) en fazla yağış kışın olur. En az yağış yazın olur. Kışın kar yağışı 18-20 günü geçmez. Bazı senelerde yağışlar fazla olur. Bu yağışların çok olduğunda bolluk ve verimlilik artar. EKONOMİ Köy coğrafi yapı şartları nedeniyle ekonomik olarak pek gelişmemiştir. İnsanlar başka yerlere iş olanaklarından dolayı göç etmişlerdir. Tarım ürünlerinden fındık,mısır, hobi olarak kivi, ev ihtiyacını kaşılamak için, kıvırcık salata,domates, biber, patlıcan yetiştirilir. Kendi kendine veren meyvelerden, Elma, Armut, Vişne, şeftali, de yetiştirilmeye çalışılmaktadır. İnsanının çoğu gurbette olduğundan tarım ürünlerinin yetiştirilmesi azalmıştır. Bu nedenle de kazanç kapısı olarak görülmediğinden ekonomisi zayıf kalmaktadır. HAYVANCILIK
Hayvancılık 40-50 yıl önce gayet fazlaydı. Şehirlere hızla göç verilmesi sebebiyle hayvana bakan insan sayısında azalma nedeniyle hayvancılık durma noktasındadır. Bazı evlerde ihtiyaç için bir iki büyükbaş hayvan, bir iki hanede 15-20 koyun, her evde 5-6 tavuk, ördek beslenmektedir. Son zamanlarda arıcılık büyük önem kazanmakta, ve geçim kapısı olarak görünmektedir. Bunun dışında hayvancılık yoktur. Burada hemen şunu belirtelim; coğrafi yapı itibariyle köyümüz, hayvan yetiştiriciliğine uygun olmadığından, köyümüzde hayvancılığa gereken önem verilmemiştir. TARİHİ GELİŞİMİ Köyümüzün ilk yerleşim tarihi kesin bir belge ile belgelendirilememesine karşın, daha önceki medeniyetlerin bıraktığı köy yeri (harabe yıkıntı ve yer altı şehri), mezar kalıntıları ve rivayetlere göre Ünye’nin tarihi yapısı gibi eskilere m.ö. 2000 kadar gidebilmektedir. Adı geçen ilk topluluk kaşkarlardır. m.ö. 1270 yıllarında Truva savaşları sonunda ticarı sömürge olarak kurulmuş olduğu bilinir. m.ö. 900 yıllarda İskitlerin hakimiyetine geçen bölge m.ö. 800 yıllarında ege denizi kıyılarındaki kolonilerden gelen milletlerle bu günkü ünye şehri kurulmuştur. Ünye ve çevresinde khalibler adında bir kavim yaşamaktadır. Ve demircilikle uğraşmaktadır. M.ö. 550 yıllarında bütün Anadolu ile birlikte Ünye de Pers İmparatorluğu hakimiyetine girdi.makedonyalı İskender m.ö.331 yılında Persleri yenerek toprakları ele geçirdi. Ve Pontus devleti kuruldu. Bizim köyün bununla ilgisi ne derseniz, o devirde ünye cevizdere civarında kurulmuş, deniz şimdiki kuşdoğanı ve bizim köyü de içine alacak şekilde oluşuyordu.yorum sizlerin. Bunun kesin delili, köy yeri ve mezar kalıntılarında yer alan malzemelerin Arkeologlarca tetkikinden sonra elde edilebilir. Rivayetlere göre bazı sülalelerden alıcıoğulları köyümüzün en eski yerleşenleridir. Soy ağacı olarak köyümüzde, alıcıoğulları, veyseloğulları, hakkılar (aydınlar), kuruoğulları, sarıoğulları, hamitoğulları,(mertler) köseoğulları, üstünler, kısacıkoğulları, çelikoğulları, güvercinoğulları, kartaloğulları, yıldıranlar bulunmaktadır. Yakın tarihimizde de köyümüz pek çok olaylar yaşamıştır. Köyümüz, Yemen harbinde 25 ferdini kaybetmiş, Kurtuluş savaşında da pek çok zayiat vermiş ve yine İkinci Dünya savaşı, Kore şehitlerine sahiptir. KÜLTÜR Köyümüz bilinen tarihi ile; her haneden en az bir kişinin mutlaka okuması diğerinin de çalışması için İstanbul’a göndermeyi ihmal etmemiş ve bu nedenle de pek çok kültürlü insan yetiştirmiş. Yetişen bu insanlar çevre köy, ilçe ve şehirlere de aldıkların sunmak için gitmişleridir. Bunlar içersinde subaylar,mühendisler,öğretmen olanlar vardır. Özellikle İstanbul bağlantılı eğitim alındığından köy kültüründe İstanbul etkisi hakim olmuştur. Konuşma, edep ve adab-ı muaşeret(yani sosyal faaliyetler) gibi konularda genel kültürü yüksek olan bir köydür. Cumhuriyet döneminde; İkinci Dünya harbine yakın zamana kadar yine eski sistem devam ettirilmiş. Cumhuriyetin kuruluşundan sonraki 1948 yıllarda o zamanın muhtarı olan Hüseyin keskin (veyseloğlu) önderliğinde İlk okul yapımı gerçekleşmiş. Sonra hızla okuma ve tahsil için şehirlere göç başlamıştır. 1970 li yıllarda Yüksek okulda okuyanlar çoğalmaya başlamış ve dışa açılım gerçekleşmiştir. Bunun diğer bir sebebi de ekonomik gelişmenin olmamasıdır. Şu an istanbul ve diğer illerde bulunan köylülerimizin pek çoğu yüksek okul mezunu yada yüksek okulda okumaktadır. Bu bağlamda köyümüzde okuma yazma bilmeyen hemen hemen yok denilebilir. Köyün ekseriyeti Yüksek okulda ya da bir yüksek okul mezunudur. Hatta Master yapanlar da fazlalaşmıştır. Köyümüz bu gelişme çerçevesinde her meslekten insana sahiptir. Örneğin; subay, Doktor, polis, Mühendis, öğretmen, Arkeolog ,dil bilimci v.s. dallarda insana sahiptir. Köyümüz eski geleneklerine bağlı olarak her bayram cami meydanında bayramlaşma töreni, ev ziyaretleri,salıncaklarda sallanma, okul önünde uzun eşek, güvercin taklası, yüzük oyunu, güreş oyunları yapılır. SOSYAL FAALİYETLER Köyümüz İkinci Dünya savaşı ve yine bu yıllardaki kıtlık hadislerinden sonra büyük bir kalkınma hamlesiyle sosyal etkinliklerini her geçen gün artırmıştır.1975 yıllarında Düzköy futbol takımı kurulmuş ve halen faaliyetini devam ettirmektedir. 1980 li yıllarda Dokuma Tezgahları kurulmuş, el işi kursları, biçki nakış kursları, okuma yazma seferberliği, gibi kurs verilmesine öncülük etmiştir. Çevre köylere örnek olabilecek ilk modern tarım aletleri Değirmen. Traktör bu dönemde köye girmiştir. dere kenarlarına ağaç dikimi gerçekleştirilmiştir. 1970 li yıllarda dışa açılım gereği Avrupa’ya (Almanya-Fransa ve Belçika) işçi gönderilmiş. 1980-1985 li yıllar arasında Köye 3 km uzaklıktan su getirilmiş ve evlere verilmiştir. Köy yolu yaptırılmış. Elektrik çevre köylerden önce getirilmiş. Askere gönderme eğlenceleri devam ettirilmiş. Sosyal faaliyetlerin en önemlisi olan dayanışma örneği DERNEK faaliyetleri 2008 yılında gerçekleştirilmiştir. Dışa açılım bir çok şeyin köyümüze girmesine neden olmuştur. Köy mimari yönden güzelleştirilmiş. Yine bu kanalla fakirlere sosyal yardım yapılmış. Burada hemen belirtelim ne yazık ki bu hızlı faaliyetler şehirleşme sürecinde duraklamıştır. Bu gün genç nesil yeniden böyle bir faaliyet istemektedir. Özellikle köylünün birbirini tanıması amacıyla sosyal faaliyetlerin farklı yönde gelişmesini istemektedir. KÖY İÇİN NELER YAPILABİLİR?
|








|


